13 Eylül 2013 Cuma

Yok Olan Şeyler

İnsanların yıllardan beri birçok şeyi koleksiyon yaptığı ve bunun da ayrı bir zevk olduğu bilinir.Basketbol severler olarak bizimde bazı şeyleri koleksiyon yaptığımız görülür.Sevdiğimiz takımın formaları veya sevdiğimiz oyuncuların ayakkabıları gibi. Ama herkesin maddi anlamda yapabildiği en ortak yollu koleksiyon kesinlikle dergilerdir.




Dergiler sevdiğimiz yazarların basketbol ile ilgili yazılarını,oyuncuların röportajlarını ve basketbol liglerinin bize perde arkasını gösterir.Her ay sevdiğimiz dergiyi almak hem bizim için heyecan hemde gündemden geri kalmamak gibi birşeydir aslında.Artık dergiler yavaş yavaş ortadan kalkıyor yada istenilen satışa ulaşmıyor.Bunu nedeni ise artık dergilerde ki bilgilerin her an elimizde olması .Telefondan yada bilgisayardan sürekli haberler paylaşılıyor ve artık dergileri insanlar merakla beklemiyor.Bu durum bizim gibi koleksiyoncuları üzmüyor değil.Acaba ne zaman benim sevdiğim oyuncunun konusu veya posteri verilecek diye merakla beklerken şimdilerde ise 'Wallpaper' lar ile kendimizi avutuyoruz.Sevdiğimiz oyuncuları kapaklarda gördüğümüzde o sayı bizim için özel olur ve okurken onu yırtmamaya ya da zedelememeye özen gösterirdik.Şimdilerde ise böyle bir kaygımız yok çünkü herşey artık ekranlarda.Somut şeyler yani bir dergiyi elimizde tutmak eminim ki ekrandan okumaktan daha güzeldir.Gönlümüzden geçen basketbol dergilerinin tekrardan raflarda görmek. 

1 Eylül 2013 Pazar

Çarşamba Başlıyoruz

Eurobasket başlıyor, milli takımımız ilk maçını Çarşamba günü Finlandiya ile oynayacak. Tanjevic'in 12 kişilik turnuva kadrosu şu isimlerden oluşuyor: Ender Arslan, Doğuş Balbay, Sinan Güler, Ömer Onan, Serhat Çetin, Hidayet Türkoğlu, Emir Preldzic, Kerem Gönlüm, Ersan İlyasova, Semih Erden, Ömer Aşık ve Oğuz Savaş. Özellikle kadro açıklanmadan önce 12.adamın kim olacağı konuşulurken bir anda herkesin ilk 12'nin içinde banko saydığı Barış Ermiş yerine Doğuş Balbay kadroya girdi boştaki son forma ise Kenan Sipahi'nin yerine Serhat Çetin'e gitti.



Ender'in hafif sakatlığının olduğunu düşünürsek maçların çoğunda oyun kurucu olarak sahada Sinan Güler olacak yine sahada olduğu bölümlerde Emir'de oyunu kuracaktır. Bizim için hazırlık maçlarındaki en sevindirici nokta Hidayet'in iyi durumda olması ve fizik olarak hazır olmasıydı bunun yanında Ersan'ın iyi şut ritmi ve Kerem'in oyuna her girdiğinde fark yaratması sevindirici noktalar. Eksilerimiz ise orijinal oyun kurucu olarak elimizde bir tek Ender'in olması(onunda ağrıları var), Semih'in formsuzluğu ve çoğu maçta sıkıntısını çektiğimiz dışarıdan skor bulma. Turnuvaya Finlandiya gibi bir ekiple oynayarak başlamamız güzel, o maçı bir an önce bitirip Perşembe günü oynanacak İtalya maçına odaklanmalıyız. Gruptan çıkma yolunda en kritik maçımızı belki de İtalya ile oynayacağız oradan alacağımız galibiyet takımın özgüvenini arttıracaktır. Benim ilgimi çeken bir diğer nokta ise diğer şampiyonalara oranla bu turnuvanın çok geri planda kalması. Gerek televizyon reklamları gerekse gazetelerde yeteri kadar bu turnuvaya ilgi gösterilmediğini görüyorum. Bunun başlıca sebepleri çoğu kişinin milli takımda yaşanan aksaklıklar(Tanjevic seçimi, kadro tercihleri, Cenk Akyol olayı) nedeniyle milli takıma eskisi kadar ilgi göstermemesi. Ben buna rağmen turnuva başladığında ilginin artacağına inanıyorum. Umarım milli takımımız iyi bir turnuva geçirir ve sonu madalya olur.


28 Ağustos 2013 Çarşamba

Slovenya'ya Ramak Kala

38. Avrupa Basketbol Şampiyonası'nın başlamasına tam 1 hafta kaldı. Turnuvaya az bir süre kala önemli takımların durumları ise şöyle..



İtalya

Son madalyalarını alalı 10 sene oldu. Bu sene madalya almaları imkansıza yakın. Takımda formda isimler var. Gallinari'nin durumu da belirsiz. Gruplarda ilk 3 sırayı alan takımlar bir üst tura yükselecek. Ki gruplarında Rusya, Yunanistan ve Türkiye'nin arkasında kalmaları muhtemel. İlk turdan bavulları toplayabilirsiniz beyler.


Rusya

Ve karşınızda son yılların en yetersiz Rusya'sı.. Son turnuvada bronzda kalmışlardı. Ama o seneki takım şuana göre çok iyi durumdaydı. Kırilenko, Khryapa ve Kaun kadroda yok. Bu aslında okunduğu kadar basit bir cümle değil. Çünkü takımdaki en iyi 3 oyuncunun 2'si olmayacak. 3.'sü Shved takımı yönlendirecek. Yine de karşımızda Blatt'ın takımı olduğunu unutmamak lazım. Çeyrek final olası ama daha ilerisi gözükmüyor gibi.


Yunanistan

Huzurlarınızda favorim Ελλάδα. Eksik yok diyebiliriz. Kadro tam anlamıyla muazzam. Spanoulis önderliğinde Printezis, Perperoglou, Sloukas, Papanikolaou, Vasileadis, Mavrokefalidis, Bramos, Calathes, Fotsis'li bir takım. Avrupa basketbolunun son iki seneki hakimi Olympiakos zaten kadronun yarısını oluşturuyor. Trinchieri'nin de dediği gibi, fena geliyorlar.. 8 sene sonra altın yolda sanki.


İspanya

Büyük Gasol, La Bomba, Ibaka, Reyes ve Sada kadroda yok. Önemli eksikler var takımda ama iyi durumdalar. Potaaltı küçük Gasol dışında tam anlamıyla allaha emanet olsa da turnuvanın en iyi kısa rotasyonuna sahipler. Kafadan 5 tane world class guardları var. İspanya İspanya'dır. Ama ben yarı finalde fişleri çekilir diyorum.


Slovenya

Lorbek kadroda yer almıyor ve çok önemli bir eksik. Lakovic çok formsuz. Ama ev sahibi ülkeler ve yine de hiç azımsanmayacak bir kadroları var. Nachbar çok büyük oyuncu ve iyi durumda. Çeyrek finali kesin göreceklerdir. Hatta sonrasında herşey de olabilir. Şu bir gerçek ki turnuvaya büyük renk katacaklar.


Sırbistan

Malumunuz, konu Teodosic. Netleşse de ona göre yorum yapsak daha sağlıklı olacak ama mevcut durumla açık ara en hazır takım. Son turnuvada iyi bir Türkiye'yi zor da olsa yendiler. Krstic çok iyi oynuyor. Bjelica her an her şey yapabilir. Ve ailecek beğenerek izlediğimiz Nemanja Nedovic iyi durumda, patlamaya hazır. Son 4'e ciddi aday takımlardan biri. 


Almanya

Bu işler futbola benzemez beyler. İlk turu geçseniz yeter gibi.


Fransa

Parker ve etrafında 11 adam. Bunların en önemlileri Batum ve Diaw. Ha bir de '92 doğumlu ama bu yaşta Euroleague'de bir takımın maestroluğunu yapan Westermann. Son İspanya maçında görüldü ki bazı sorunların olduğu aşikar. Turnuvada iyi bir hava yakalayamazlarsa madalya zor görünüyor.


Türkiye

Güzel yönetimimiz sayesinde burada olmayan 2 oyuncumuz Enes Kanter ve Cenk Akyol'la çok daha güçlü bir takım olabilirdik. Azımsanamayacak eksikler. Potaaltı rotasyonumuz çok kuvvetli. Tunçeri bu sene kadroda yok. Oyun kurucu olarak çok büyük sıkıntılar yaşayabiliriz. Sinan Güler bence hala bir PG değil. Ender Arslan iki uçu keskin bıçak bir Osmanlı torunu. Doğuş'un kadroda olacağı çok muhtemel değil. Ama bir ihtimal değerimiz Kenan Sipahi var. Fakat 95'li bir oyuncunun bu seviyelerde işi zor. Anlayacağınız oyunda 5 dışında her numarayı oynayan Emir Preldzic PG görevini kritik anlarda üstlenecek. Layıkıyla da yapacaktır.( Devşirdiğimize pişman etme oğul! ).. Ömer, Ersan ve Hidayet bu takımın en önemli oyuncuları. Ersan oynadıkça açılıyor. Ömer'in zaten tartışılacak bir yanı yok. Hidayet'in ise çok maç eksiği var. Turnuvayla bir hava yakalarsa gerçekten bu takımın lideri 1'e düşer. Kerem Gönlüm ve Ömer Onan'ın deneyimi ise lazım olacaktır. 2010'daki gibi bir hava yakalanabilirse bu sefer Amerika'nın olmadığını hatırlatmak isterim. Beklenti az olduğunda çok daha iyi işler çıkarttığımızdan, plase favorilerden biri olduğumuz aşikar.


Yazsamıydım dediğim tek takım Litvanya ama pek bir beklentim yok. İsrail ve Hırvatistan da turnuvaya renk katacaktır. Artık 4 Eylül'ü halatla çekmeye başladık. Umarız 19 gün boyunca zevkli maçlar izleriz. 


Tahminler

Altın : Yunanistan
Gümüş : Türkiye
Bronz : İspanya
Sürpriz Adayı : Slovenya
Hayal Kırıklığı : Fransa
MVP : Vassilis Spanoulis 
Patlama : Kostas Papanikolaou
Bunlara Dikkat : Ricky Rubio, Leo Westermann ve Nemanja Nedovic
Koç : Andrea Trinchieri
Beş : Spanoulis - Fernandez - Papanikolaou - Printezis - Ömer




26 Ağustos 2013 Pazartesi

NBA'DE YAZ ÇİLEKLERİ

                                       TOP 10 OFF SEASON HAMLESİ
    Nba severler iyi bilir aslında sezon final maçının bitmesiyle değil free agentların imza tarihinin dolmasıyla son bulur, işte o zaman uykusuz geceler sona erer. Daha sonra Ekim'in kadar sadece Yaz Ligi maçları sonra Nba Avrupa turnesi, hazırlık maçları derken ekim sonunda Nba'de heyecan yeniden başlar. Özellikle bu sezon Draft'in sürprizle dolu olması ve çok da iyi bir draft olmamasından ötürü çoğu taraftar umudunu off season hamlelerine bağladı. Şimdi bu yazın en önemli 10 off season hamlesine bir göz atalım...

10: AL JEFFERSON (Charlotte Bobcats)
    Kurulduğu günden beri bir türlü aranan ve istenen başarıya ulaşamayan hatta son sezonlarda ligin diplerine demir atmasına rağmen drafttanda bir türlü aradığı ismi bulamayan Bobcats, Jazz'ın şişkin uzun rotasyonun bir numaralı pivotu Al Jefferson'ı kadrosunu kattı ancak kimse hala onlardan Playoff yarışına girmelerini beklemiyor. Al Jefferson transferinin bizim için iyi yanı ise artık temsilcimiz Enes Utah Jazz'da daha fazla süre bulup kendini geliştirebilecek yani aslında Jazz içinde iyi oldu hem salary cap'de boşluk açıldı hem de orada gelecek vaad eden Favors ve Enes çok daha fazla süre alacak Paul Millsap'ınde Atlanta Hawks'a geçtiği bu ortamda bu sezon Favors ve Enes büyük bir çıkış yapmalı.

9: KEVİN MARTİN (Minnesota Timberwolwes)
 Geçen sezon Oklahoma Harden'ı takas ederken karşılığında onun boşluğunu en azından skor adına doldurabilmek için Kevin Martin'i almıştı. Martin aslında OKC'de fenada bir sezon geçirmedi ancak seneye onu Minnesota için oynarken göreceğiz. Minnesota son iki sezondur Kevin Love ve Rubio sağlıklıyken playoff yarışının içinde olmuş ancak iki sezonda da yaşanan sakatlıklar onları playoff'un dışında tutmuştu. Minnesota geçen sezon 2 numara sorununu çözebilmek için ağır sakatlıklardan geçirip basketbol oynayamayacak duruma gelen Brandon Roy'u alarak gidermeye çalışmış ancak evdeki hesap çarşıya uymamıştı bu sezon ise Kevin Martinle daha garanti bir hamle yaptılar. Martin ligde elit skorer kategorisinde olmasada kesinlike iyi skorer kategorisinde özellikle üçlük ve faul atışlarında ligin elit kesiminin arasında. Bakalım son iki sezondur sakatlıklarında etkisiyle playoffu kaçıran Timberwolwes bu sezon şanssızlığını üstünden atabilecek mi?



8:JRUE HOLIDAY( New Orleans Pelicians)
  Jrue Holiday'in draft gecesi Nerlens Noelle takas olması kesinlikle draft gecesine damga vurdu. İlk 3 te seçilmesine neredeyse kesin gözüyle bakılan Noel'in 6. sıradan seçilmesi mi yoksa 76ers'ın Noel için Holiday'den vazgeçmesi mi daha büyük şok etkisi yarattı hala karar veremedim. İki sezon önceki Chris Paul takasında kadrosuna Eric Gordon gibi ligin en potansiyelli 2 numaralarından birini kattıktan sonra geçen sezonda 2012 Olimpiyatlarında Altın madalya kazanan ABD takımının  üyesi olan Anthony Davis'i draft eden Pelicians gelecek yıllarda batı konferansında büyük bir tehdit olacağının sinyalini zaten vermişti. Bu offseason'da kadrolarına sadece Jrue Holiday'ı katmadılar Tyreke Evans'ıda aldılar. Yani kadroda 23 yaşında All Star olmuş point guard Jrue Holiday, çaylak sezonunda 20-5-5 ortalamaları tutturup yılın çaylağı seçilmiş Tyreke Evans, herkesin çok yetenekli bulduğu sakat olmadığı dönemlerde fena işler yapmayan Eric Gordon ve henüz Nba'de maça çıkmadan 2012 Olimpiyatlarında ABD takımıyla madalya kazanan Anthony Davis'ın varlığı bizlere gösteriyorki New Orleans'da güneşli günler yakın...

7.KEVIN GARNETT (Brooklyn Nets)
  Nets New Jersey'den Brooklyn'e taşınmasıyla beraber çıtayıda çok yükseğe koydu. Geçen sezon ilk turda havlu attıkları doğu konferansı playofflarına bu sezon şampiyonluk parolasıyla başlayacaklar. Boston'la yaptıkları takasa bakarsak Garnett'i almak için Kris Humpries'i verdiklerini görüyoruz.( Takastaki oyuncuların pozisyonlarıyla eşleştirme yaparsak.). Yeni koç Kidd Garnett'i yaşından ötürü back to backlerde oynatmayacağını açıkladı ancak Garnett ne olursa olsun özellikle playoff zamanında takıma ayrı bir hava ve tecrübe katacaktır. Hedefini yükseğe koyan Nets için Garnett çok mantıklı bir hamle özellikle Nisan-Mayıs aylarında bunu çok daha iyi anlayacağız...

6:MONTA ELLIS(DALLAS MAVERICKS)
  Bu yaz Dwight Howard, Chris Paul ikilisinden en az birini almayı kendine hedef edinen Mark Cuban bu iki transferde sonuca ulaşamayınca çareyi Monta Ellis'i takıma almakla buldu. Golden State'de Bucks'da da skor üretmekte sıkıntı çekmeyen ancak skor atarkende çok fazla zorlama yapan Monta Ellis eğer Dallas'ta oyun planınından çıkmadan skor üretmeyi başarabilirse Dallas Jason Terry'nin boşluğunu fazlasıyla doldurmuş olur ancak her şey Ellis'te bitiyor. Ellis eğer setlerde bitirici görevinde kullanılıp hucümda birinci opsiyon olmazsa ki Nowitzki varken olması çok zor Dallas bu sene Playoff yapabilir. Dallas Ellis dışında eski oyuncusu Devin Harris ve Jose Calderon'uda alarak guard rotasyonunu iyice sağlamlaştırdı bakalım bu hamleler Marc Cuban'ın takımına başarıyı getirebilecek mi?

5: PAUL PIERCE (Brooklyn Nets)
  Brooklyn-Boston takasının belkide en önemli hamlesi hem tecrübesi hem de yüksek oyun zekasıyla Brooklyn'e çok güç katacaktır. Pierce yaşlanmasına rağmen oyunu atletik yeteneğe değilde oyun zekası ve fundamental'a dayanan oyunculardan biri olduğu için hala büyük maçlarda büyük performanslar gösterebilecek potansiyele sahip.hala. Deron Williams önderliğindeki Nets hücumları Paul Pierce'ın gelmesiyle daha da derinlik kazanacak ve D-Will'in üstündeki baskıyı azaltacak. Bakalım uzun yıllar Boston'da oynamış orada iki final ve bir de şampiyonluk gören Pierce başarılarına Nets forması altında devam edebilecek mi?





4: Andrew Bynum( Cleveland Cavaliers)
    Çok uzun değil bundan 5 sene önce kadrosunda Lebron James'i bulunduran ve şampiyonluk adayı olan Cavs'ta belki bugün Lebron yok ama namı diyar Uncle Drew yani Kyrie Irving ve Andrew Bynum gibi ligde kendi pozisyonlarında tartışmasız en iyi oyuncuları arasında yer alan gençlere sahipler. Bunun yanında Tristan Thompson ve Syracusee çıkışlı Dion Waiters gibi potansiyelleri çok yüksek gençlere sahipler. Bynum'ın gelişi eğer Bynum sağlıklı dönebilirse doğuda Cavs'ın playoff yarışına girmesini sağlayabilir ama Bynum geçen sezonu boş geçmişti yani sağlıklı dönebilmesi için bu yaz çok çalışmış olması gerekiyor. Ancak ne olursa olsun bu Lebron'suz geçirecekleri 4. sezon olmasına rağmen 3 sezonda sonunda bir süperstara yani Kyrie Irving'e ve sağlıklı olduğu zaman ligin en iyi 5 pivotundan biri olan Andrew Bynum'a sahip olmaları Lebronsuz 3 seneyi kadro bakımından ne kadar kusursuz geçirdiklerinin göstergesi.

3:JOSH SMITH ( Detroit Pistons)
   Detroit yıllardır çok başarısız bununda etkisiyle artık tribünleride çok boş kalıyor o klasik mücadeleci, ekmeğini taştan çıkaran  Bad Boys Detroitten eser yok yıllardır. Detroit her ne kadar Josh Smith ve Brandon Jennigs gibi iki kaliteli isimle anlaşsada bu sezonda başarıya ulaşmaları çok zor. Açıkçası Josh Smith şampiyonluk adayı ya da en azından playoff umudu taşıyan bir takıma gitse takımın kalitesini bir iki gömlek arttırabilirdi ancak o Detroit tercihiyle herkesi şoke etti. Detroit Josh Smith'i almasına rağmen o eski kavgacı ruhuyla oynamadığı takdirde bu senede hüsrana uğrar aslında Detroit'in kaybolmuş ruhunu bulmaya ihtiyacı var.

2:ANDRE IGUODALA( Golden State Warriors)
  Iggy geçen sezon Denver'a gittiğinde herkes Denver'ın inanılmaz bir tempo takımı olduğundan hatta biraz abartanlar batı finalinden falan söz ediyordu  Ancak tablo Denver için beklenilen gibi olmadı bir başka tempo takımı ilk turda hem de ilk maç dışında David Lee gibi bir pota altı silahından yoksun kalmasına karşın Denver'ı geçmişti. Iguodala'da işte o takıma yani Golden State Warriors'a geçince GSW direk sınıf atladı tam da Iggy'nin oynayabileceği tempolu bir takım GSW. Yanlız 2 numarada Klay Thompson GSW düzeni için o şut akıcılığını sağlamada Stephen Cury'nin takımdaki en büyük yardımcısı yani Igyy'nin Klay Thompson'ı kesmesi GSW sistemine zarar verebilir. GSW'de Igyy'nin 2 numarada mı yoksa 3 numarada mı oynayacağı asıl soru 2 numarada Iggy daha iyi ancak Klay'in benche çekilmesi oyun düzenini alt üst edebilir. Gsw için önemli bir not daha geçen sene GSW'nin joker adamı olan Jarrett Jack artık CAVS'da yani sıkışık zamanlarda düzen dışı sayı atma konusunda sıkıntı çekeceklerdir ancak hem bu yaz yaptıkları tarnsferler hem de mevcut kadrolarıyla kesinlikle batı konferansında kimse GSW ile eşleşmek istemeyecek bu sezon...


1: DWIGHT HOWARD (Houston Rockets)
    Bu yazın tartışmasız en büyük hamlesi Howard'ın Rockets'a geçişi. Geçen sezon Nash ile birlikte Lakers'a imza attığında herkes Lakers kesin şampiyon diyordu ancak yaşanan sakatlıklar, bir türlü sağlanamayan uyum sonucunda Lakers playoffa zar zor girebilmişti ancak Kobe bu yolda o kadar yorulmuştu ki fiziksel olarak o bile aylarca sürecek bir sakatlığa yakalandı. Kobe'siz Lakers Spurs tarafından süpürülünce yine anlaşıldıki Lakers'ın herşeyi Kobe. Off season 'da herkes Howard'ın kararını merakla bekliyordu ve o ikinci adam olmaktansa birinci adam olmayı seçip Houston'a gitti.
Houston'da Howard'ın gelişiyle temsilcimiz Ömer'in durumuda tartışılmaya başlandı ancak yönetim Howard'la Ömer'in yanyana oynayabileceğini düşünerek Ömer'i takas etmedi. Houston Harden-Parsons-Howard gibi gerçekten iyi bir üçlüye sahip bakalım Howard'ın sağlığını toplamasıyla batıda ilk 4'e girebilecekler mi?



Final Four Umutları


Geçen sezonun tartışmasız en güzel anlarından biriydi. Gordon'ın mucize tipiyle Efes seriyi son maça taşımış, F4 e sadece bir adım kalmıştı. Son maçta avucumuzun içindeki maç kaybedilmiş, iyi sayılabilecek bir Euroleague sezonu gene hüsranla bitmişti. TBL'de de Banvite elenince açıkçası Anadolu Efes için kötü bir yıl olmuştu. Özellikle son yıllarda yapılan bu kadar harcamaya rağmen bir türlü gelmeyen başarı artık bir şeylerin değişmesine işaret gibiydi. Engin Özerhun'un yaptığı bütçede küçülmeye gitcez açıklamasından sonra Kerem, Ermal ve Sinanla yollar ayrılmıştı. Geçen sezonun çoğu zaman eleştirilen ama aynı zamanda yetenek olarak Avrupanın önde gelen oyuncularından Farmar da eski aşkı Lakers'a kavuşmuştu. Uzunlar konusunda pek hamle şansı yoktu ama kısalar konusunda hareketli bir transfer sezonu geçireceği belliydi Efes'in.

Kostas Vasileiadis; basketbol bilgisi, karakter ve yeteneğiyle Oktay Mahmuti sistemi için gayey iyi bir hamle oldu. Kostas iyi şütörlüğüyle bilinse de kritik anlarda taşın altına elini sokacak oyunculardan da biri. Taşıdığı Akdeniz kanı, oyun içindeki tepkileri ve fiziksel görünüşüyle içimizden biri gibi zaten. Gelelim benim en heyecanla beklediğim Scotty Hopson transferine. Kapalı kutu gibi görünse de atletik ve skorer özellikleri üst seviyede ama savunmadaki gevşekliği ve yabancı sınırlamasından dolayı ligdeki maçlarda yanımızda oturmaya ilk aday olması bu sezonun onun için kolay geçmeyeceğinin bir göstergesi. Ayrıca Euroleague düzeyinde iyi performans verip vermeyeceği de büyük soru işareti. Her şeye rağmen açık alanda onu izlemek herkes için büyük keyif olacaktır. Son olarak Zoran Planinic; muhteşem saha görüşü ve size'ıyla Avrupa'nın en elit guardlarından birini transfer etti Anadolu Efes. Planinic; sistem, takım ve en önemlisi Oktay Mahmuti'yle (? bknz Solomon/ Vujacic) uyum yakalarsa potansiyelini de tam olarak sahaya yansıtır ki bu da Efes'i farklı bir takım yapar. (''Guardın kadar konuş'' Mehmet Baturalp)

Takımda kalan oyunculara bakacak olursak Barac-Semih ikilisini görünce F4 umutlarımda bir azalma oluyor tabi. Avrupanın açık ara en istikrasız uzun ikilisi ama bu sezon Planinic'in gelmesini ikisine de yarayacağını az da olsa ümit etmekteyim. İki oyuncuya da yetenek olarak çok inansam da bir tür istenileni veremediler yalnız Barac bu yaz evlendi umarım ona iyi gelir evlilik. Kerem Gönlüm- Savanovic ikilisine Deniz Kılıçlı eklendi ama onun için de bu sezon rotasyona girmek sakatlık olmadığı sürece zor gibi duruyor. Takımın beyni Gordon'a gene bu sezon gene çok iş düşecek. Sinan ve Tunçeri'nin gidişinden sonra Doğuş ve Birkan'a da geçen sezona oranla daha fazla yük binecek. Kenan Sipahi alınmazsa bu kadro üstüne daha transfer yapılmayacak gibi görünüyor. Bu yaz beni en çok sevindiren haber ise 2 genç oyuncunun kadroya alınacak olması. Burakcan Yıldızlı, Okben Ulubay, Cedi Osman, Tayfun Erülkü, Berk Demir, Emircan Koşut, Oğulcan Baykan gibi önemli potansiyele sahip gençler için güzel bir fırsat olacak. Umarım hepsi ilerde basketbol olarak çok iyi yerlere gelirler.

Kalanlar, gidenler, gelenler derken hareketli bir transfer sezonu oldu Anadolu Efes için. Geçen sezona göre eksikler belirlenmiş ve ona göre transferler yapılmış belli ki. Zoran-Scotty-Kostas üçü de pozisyonlarına göre uzun ve ribauntlara yardım edecek tipte oyuncular. En çok başımızı ağrıtan ribaunt konusunda bu sezon bir iyileşme olacağı kesin gibi şimdiden. Bir diğer sıkıntı olan hücumdaki atan oyuncu eksikliği de bu oyuncularla giderilebilir. Kısaca sıkışan hücumlara çare olabilecek tipte oyuncular hepsi.

Son olarak her sezon olduğu gibi final four parolasıyla başlanacak bu sezonda ben geçen sezona göre daha ümitliyim. Mahmuti geçen sezona oranla takıma daha hakim olacaktır. Geçen sezon yapılan bazı basit hatalar yapılmaz, seyirci de desteğini esirgemezse final four bu sezon o kadar da uzak olmayabilir.





Orjinal Olan Bozulmaz



NBA dünya'nın en popüler liglerinden birisi ve muhteşem bir pazarlama sektörü var.Bu sektörde en çok satılan  şey tabikide sevdiğiniz takımların formalarıdır.Yıllar öncesinde kısa şortlu formalar üstte ise klasik reklamsız formalar varken bu klasik görünüş yıllar sonrasına taşındı ufak tefek farklarla(şortların uzunluğu ve üst formanın genişliği)  günümüze kadar gelen bu formalar yavaş yavaş olsada o klasikliği biraz kaybediyor gibi .


Yeni nesil formalarda NBA oyuncularına biraz daha avantajlı kollu formalar bazı takımlar tarafından kullanılmaya başladı.NBA'in bu kadar küreselleşmişken bazı şeylerin aynı kalması aslında hepimiz için ayrı bir zevk.Peki neden bu tür formalar piyasaya çıkıyor ? Bunu nedeni ise çok basit . Her yeni çıkan şey bu takımlara gönül veren insanlar için müjdedir.Bazı taraftarlar güzelliğine bile bakmadan bu tür ürünlerden hemen satın alır.Bu kadar büyük bir sektör ise bu fırsatları kaçırmaz ve hemen yenilikçi hareketlere başvurur.


Amerika basketbol takımı 2012'de 'Dream Team' olarak hazırlık maçlarında ve Olimpiyatlarda büyük ilgi gördü.Yeni formaları beğenilen Amerika takımı Arjantin ile İspanya'da oynanan maçta 20 yıl önce orada altın madalya kazanan efsane 'Dream Team'in giydiği formaları giydi.Aslında bu bile pazarlama adına çok büyük bir fikirdi.Düşünsenize 20 yıl önce muhteşem bir takımın giydiği formaları 2012'de onlar kadar muhteşem olan bir takıma uyarladılar.

Temel olarak bu kadar büyük bir ligde bu kadar uzun sene bozulmayan bir gelenğin akıllıca fikirlerle bile olsa bozulmaması taraftarıyım.Aslında bu kadar kolay hiçbirşey değiştirilemez .İlerleyen yıllarda neler olur bilinmez ama biz NBA'in bu orjinalliğini gerçekten çok seviyoruz.

YENİ BİR BAŞLANGIÇ


                                                                                                                                                                 


Fenerbahçe Ülker'de geçen sezon büyük bir hayal kırıklığı yaşanmıştı.Takımın başına avrupanın önemli koçlarında biri olan Simone Pianigiani getirilmiş; Bo Mccalebb, Romain Sato, Mike Batiste, David Andersen gibi önemli yabancı oyuncular katılmıştı.Fenerbahçe iddaalı girdiği sezonda büyük bir hayalkırıklığı yaşamış lig play-offunda ilk turda veda etmiş,euroleaguede hezimete uğramıştı.

Bu sezon ise avrupa'nın tartışmasız en iyi antrenörü olan sırp Zeljko Obradovic getirildi.Obradovic inanılması güç bir kariyere sahip, 8 euroleagur şampiyonluğuna sahip Obradovic bunu 4 farklı takımla başardı.Çalıştırmaya başladığı her takımda ilk senesinde şampiyonluğa ulaşmıştır.Kulüp kariyerinin yanında milli takımla da avrupa ve dünya şampiyonluğu ve olimpiyat gümüş madalyasına sahip.Obradovic'in Fenerbahçe'deki yardımcıları da netleşti.Obradovic gibi cacak doğumlu olan ve 2 sezon önce KK zagreb de görev yapan sırp  Vladimir Androic,Obradovic ile badalona'da birlikte görev yapanispanyol jose maria ibanez,ErtuğrulErdoğan ve Erdem Can yardımcı antrenör olacak.Takımı kondisyoneri ise Sırp Predrag Zimonjic
Fenerbahçe'de geçen sezon transfer edilen bazı isimlerle yollar ayrıldı.Sözleşmesi 1 yıllık olan ve bekleneni hiçbir şekilde veremeyen Mike Batiste eski takımı Panathinaikos'a geri döndü.
Romain Sato ise Valencia takımıyla anlaştı.David Andersen henüz bir anlaşma yapmadı.Fenerbahçe'de geçen sezondan iki yabancı Bo Mccalebb ve Bojan Bogdanovic takımda kaldı ve geçen sezon Beşiktaşta oynayan ancak Fenerbahçe ile sözleşmesi bulunan Gasper Vidmar'ın takımda kaldığı söyleniyor.Obradovic ilk günlerinde Vidmar'ı kadroda düşünmediğini söylemişti.Bu kararda Vidmar'ın milli takım performansı ve takıma sertlik katıcak ve yedek olmayı hatta tribünde oturmayı sorun etmicek bir oyuncu olması etkili olmuş olabilir.

Fenerbahçe Ülker bu sezon 5 yeni transfer yaptı ve bu transferler içinde en çok dikkat çeken oyuncu hiç şüphesiz Linas Kleiza'ydı.3 numara pozisyonunda oynayan Kleiza nba günlerinin ardından kısa bir süre Olympiacos forması giydi.Ülkemizde yapılan 2010 Dünya şampiyonasında oldukça etkili bir performans gösteren Kleiza turnuva ilk beşine seçildi ve nba'e geri dönerek Toronto da oynamaya başladı.Toronto günlerinde yaşadığı sakatlık sorunları yüzünden pek fazla forma şansı bulamadı ve avrupaya döndü ve Fenerbahçe ile anlaştı.Kleiza hakkındaki en büyük soru işaretleri sakatlık konusunda.Şu anda Litvanya milli takımında bulunan Kleiza sakatlık sorunlarını üstünden atmış görünüyor.

Kleiza ile birlikte açıklanan üçlü paket içinde yer alan diğer iki oyuncu Luka Zoric ve Nemanja Bjelica.İki oyuncu da başarıya aç bir şekilde geliyorlar.Zoric 5 numarada oynuyor ve en büyük problemi olarak erken faul sorunu yaşaması gözüküyor.Fundemantel olarak iyi bir oyuncu ve ribauntlarda çok iyi olmasa da çok ta etkisiz değil ve özellikle savunma da ribauntları toplayabiliyor.Bjelica ise modern bir 4 numara, etkili bir saha görüşüne sahip ve oldukça iyi bir şutu var, maçta sorumluluk almaktanda çekinmiyor.

Fenerbahçe'de geçtiğimiz senelerdekine oranla  zayıf bir yerli oyuncu rotasyonu mevcut.Bu sorunu biraz olsun azaltmak için iki transfer yapıldı.Temiz bir bileğe sahip olan Melih Mahmutoğlu ve potansiyeli oldukça yüksek İzzet Türkyılmaz.Bir türlü beklenen patlamayı yapamayan "yeni bodiroga" Emir Preldzic Obradovic'in elinde neler yapıcak merak konusu.Oğuz Savaş ise milli takımda kilo vermiş ve toparlanmış gibi gözüktü.İlkan Karaman kötü bir sakatlık geçirdi ve uzun bir süre takımda olmayacak.Kadroda bulunan tüm yabancılar ve yerlilerin büyük bir çoğunluğu milli takımları ile avrupa şampiyonasında oynacak ve onları daha iyi değerlendirme şansı bulucaz.

Basında çıkan haberlerden duyduğumuz kadarıyla bir oyun kurucu arayışı mevcut.İlk tercih olan Teodosic'i Cska nın bırakmaması, Nick Calathesin nba aşkı yüzünden bu transferler gerçekleşmedi.Bu haberlerden Obradovicin takıma Pick&Roll oynayabilen , Bo 'nun yapamdığı işleri yapan ve takımı oynatıcak bir oyun kurucu aranıyor.Bu durumda en uygun aday eski Fenerbahçe li 37 yaşındaki Sarunas Jasikevicius gibi gözüküyor.

Takımın neredeyse tamamının milli takımlarda olması sebebiyle Obradovic şuanda genç oyuncular ile deneme tarzında antrenmanlar yapıyor.Bu antrenmanlarda Erbil Eroğlu,Berkay Candan,Berk Uğurlu,Metecan Birsen,Can Maxim Mutaf,Melih Mahmutoğlu,Ayberk Güleryüz,Mehmet Şanlı,Ziya Küçükaşçı,Barış Yurteri,Mert Çiner,Ozan Odabaşı,Ayberk Oymaz, yer alıyor. Bakalım bu oyunculardan kaç tanesi takımda yer alıcak ve Obradovic nasıl bir takım yaratacak.